İsmail Detseli, okurlarından aldığı mail ve mektupları köşesine taşıyor…. İşte Detseli’nin okurlarından gelen hikayeler…
05 Mayıs 2009 İsmail Detseli
Toplumumuzda öyle gizli kalmış değerlerimiz var ki adeta hazineler gibi. Geçmişi, yaşamı kaleme alarak günümüz insanına yön vermeye çalışan, yuvanın sıcaklığı, kutsallığı üzerine mesajlar veren o değerli okurlarımızdan mail yolu ile aldığım ve çok okumaya değer bulduğum yazılarını onların da müsaadelerini alarak köşeme taşıyorum. Aslında bu değerli Okumaya Devam >>
Yaşanmış hikaye
Görgülü, dağlarının zirveleri bol kar tutan, dağ eteklerinde çiğdem kekik biten, seherlerde keklik öten, baharda mis gibi kokan bir dağ köyüydü. Zümreler bu köyün erkek evladı olmayan ailelerinden biri idi. Aileyi bir arada tutan geleneksel aile bağlarına olan tutkunluktu.
Evin hanımı tutumlu bir kadın, baba da çalışkan bir ev reisi… Tek bir tatsızlık var gibi evde, o da bir oğlan çocuklarının olmayışı… Ama ailenin dört kızı var, onlar da pek hamaratlar. 1950’li yıllardı. Bu ailenin variyeti yerindeydi. Anne Okumaya Devam >>
İsmail detseli
Göçerlerin yaylalara çıkma zamanıydı. Hazırlıklar başlamış, yeni çadırlar dokunmuş her şey göç için hazır. Oba tek ve iki bölmeli bir çadırdan oluşuyordu. Baba Zalif Ağa ile eşi Seyyide Hatun Oğlu Kara Mehmet eşi ve iki çocuğu yola hazırlar, bu yıl Toroslar’ın eteklerinde kış erken bitmiş ve bahar bütün ihtişamı ile nisanda yaza gülümsemeye başlamıştı bu kara Zalif aşiretinin öyle fazla davar ve malı yok olanlar beş deve iki boduk bir kel yani kötü eşek bir güzel yağız atları var. Erkenden Mayıs ayının Okumaya Devam >>
Bundan uzun yıllar önce yaşanmış bir olay…
Şöyle rivayet edilir: Aile oğulları Ali’yi ilim tahsilli için köylerinden uzakta bir kazaya veya şehre hoca mektebine yatılı olarak gönderir. Küçük Ali iki üç yıl bu okulda okur. Okur da ana babanın maddi yönden durumları pekiyi değildir. Artık yıllar geçtikçe oğullarına cep harçlığı dahi yollayamaz duruma gelirler. Maddi sıkıntı içinde olan Ali okul tatilinden de istifade ederek köylerine gelir anne baba ve kardeşlerinin köydeki zor durumlarını görür köylerinde kalmak ister ama anne baba Okumaya Devam >>
Bugün tartışılan, geçmişteki Gonya Oturakları başlı başına bir kültürdü. Detseli de ‘oturak’lardan birine katılmış. İşte bir hatırası…
İsmail DETSELİ
Konyamız çok eski ve gelişmiş; yaşanmış büyük bir kültüre sahiptir. Konya oturak âlemleri (biz buna Gonya Oturakları deriz) kendi dillerine, örf ve adetlerine uygun oyun havaları başlı başına bir kültür idi. Şunu peşinen söyleyelim ki, dinde yeri olmayan bu hadiseyi sadece örfi manada ele alıyoruz…
Ne yazık ki bazıları ve bazı kesimler Okumaya Devam >>