30 Ağustos 2010 Pazartesi
İsmail Detseli
Tıbbın ve tıbbi cihazların bu kadar gelişmiş olduğu çağımızda çaresinin kesin olarak bulunmadığı bir hastalık olan kanser ne yazık çok canlar yakmaktadır. 50 yıl kadar önceleri kanser, ülser diye bilinen hastalıklar pek bilinmezdi. Bu hastalıklar var mıydı, yok muydu onu da bilmiyoruz, ama hastalık olarak bilinenlerin başlıca en tehlikelisi veremdi. “Yazık meremden (verem) ölüvermiş”, “ciğeri tamamen bitmiş” gibi kadınlar arasındaki konuşmaları hatırlar gibiyim. Daha başka tatarca Okumaya Devam >>
İsmail Detseli
23 Ağustos 2010 Pazartesi
15 -20 yıl kadar oldu olmadı, köy kasaba, hemşeri buluşmaları… Hasret gidermek, sarılıp kucaklaşmak amacıyla bir araya gelinen buluşmalar…
Bu sevgi saygı hasletini, insanlar arasındaki kaynaşmayı görüp seviniyor, coşuyor ve “benliğimize dönüyoruz” diye seviniyorduk. Yıl içerisinde bir iki defa yapılan şenlik, festival, yemekli buluşmalar bir tanışma, kaynaşma vesilesi oluveriyordu.
Şu son yıllarda bunlarda bu buluşmalarda bir azalma olduğunu görüp üzülüyoruz. Umarım yeniden Okumaya Devam >>
16 Ağustos 2010 Pazartesi
İsmail Detseli
Toplumumuzdaki aile yapımızı bir ele alırsak tüyler ürpertici sonuçlarla karşılaşıyoruz. Geçmişte bu konu üzerine birkaç yazı yazdığımı hafızam bana söylüyor.Şimdi evlenenlerimiz “güzel bir aile yuvası kurayım topluma faydalı ve dinini, mukaddesatını bilen vatanını seven evlatlar yetiştireyim” diye bir düşünce içerisinde değiller. İstisnaları ayrı tutmak lazım tabi. Bizler ve bizim yaşlarımızdaki hatta bize yakın yaşlarda olanlara bu tür aile ve toplum yaşantıları çok tuhaf Okumaya Devam >>
Ağustos 2010 Pazartesi Son yıllarda siyasetin cılkı çıktı. Siyasetçiler meydanlarda konuşurken o kadar aciz ve gülünç duruma düşüyorlar ki yapılan gaflara söylenilen laflara çocuklar bile gülüyor. Zaten dürüst ve etkin bir ana muhalefet yoktu. Deniz Baykal’ın gidip Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelmesi seviye ve kalite açısından biraz umutlandırmıştı milleti… Ne var ki o da üslubunu bozunca, rakiplerinin ardından çocuksu sözler sarf edince gülünç duruma düşüverdi. Yeni anayasa değişikliğinde yapılacak referandumda evet-hayır kampanyaları Okumaya Devam >>
Geçtiğimiz Perşembe akşamı Valimiz Aydın Nezih Doğan’ın davetlisi olarak Milli Eğitim Bakanımız Nimet Çubukçu hanımefendi ile Konyalı hayırseverlerin ve sivil toplum kuruluş temsilcilerin de katıldığı Dedeman Otel’deki yemekte birlikteydik.Anadolu da bir söz vardır “Çağrılan yere yerinme (üşenme) çağrılmayan yere de görünme” diye… Kültürümüze örfümüze çok uygun düşen anlamlı bir söz… Bir de davete icabet etmek erdemdir.
Her şey yerli yerinde düzenlenmiş. Görevlilerin yol göstermesiyle adımızın yazılı olduğu masaya Okumaya Devam >>