İsmail Detseli
ismaildetseli@hotmail.com 
22 Haziran 2009 Pazartesi
Eskiden beri Anadolu insanını çoğu kereler başvurduğu batıl inançlardan biri de kurşun döktürmektir. İster çocuk olsun, ister genç, ister gelin, isterse genç kız, kim olursa olsun hastalandı mı mutlaka bir koca karı ilacına veya batıl inançlardan birine başvurarak şifa aramayı marifet sayar. Bugün günümüzün okumuş cahillerinde bile bunlara rastlanır.

Örneğin önce bir hoca geçinen kişiye götürmek, ona kitap açtırmak. Daha çocukken gelecek nazar ve diğer tehlikelerden korunması için deniz böceklerinin kabuğunu veya bir iğde çalısını veya bir nazar boncuğunu (göz boncuğu) çocukların veya gençlerin omuzuna dikmek veya bir nazar muskasını (yuvarlak teneke metal içinde korumaya alınmış hamaylı denen bir çeşit eski yazılı kağıt onlara göre koruyucu) daima boğazında takılı taşıtmak o kadar bilinçsiz ve geri kafalılık işler ki sormayın.

Geçenlerde bir köyde rastladım böyle bir batıl inanca bilhassa kadınların nasıl inanarak bağlanıldığına şahit oldum. Çok çalışkan bir delikanlı olduğunu köylülerden duyduğum genç bir adam diyordu ki: Benim şiddetli başım ağrıyor. Kafamı kaldıramıyorum ya biraz yatayım ya da bir araç falan varsa bir tabibe gideyim. Evde anası var daha o da çok ihtiyar sayılmaz henüz belki kırkında bile yok. Ama bir defa evvelden ana atasından büyüklerinden bunları görmüş. O da evlatlarında uygulatmak istiyor. “Aman guzum sende nazar var, zaten herkeslerin dilindesin. Sana falanların Ayşa nineyi çağırayım da ona bir gurşun döktürelim, bakayım hay gözleri çıkasıcalar, ne isterler benim fidan gibi yavrımdan. Allah bin türlü belanızı versin” gibi durmadan küfürler yağdırıyor ortalıkta olmayan muhatabına.

Oğlan “yahu anne yapma böyle şeylere aldanma” diyorsa da kadın “yooo guzum sen bilmezsin bunları, şimdi çıkar ortaya ne yaptıkları. 5 takka dur sen” diyor ve hemen o dediği Ayşa ninenin evine doğru seğirtiyor.

Biraz sonra gözünde gözlük elinde baston Ayşa nine, annesi ile beraber eve geliveriyor.

Hemen biraz kurşun bulunuyor anne tarafından. Bu işler için evde saklanan yerden hemen ateşler harlatılıyor (alevi güçlendirmek) anne bağırıyor çevresindekilere “gurşun tavası nirde gıyy, meğer kurşunun bir de özel tavası varmış.

Ben de merakla bekliyorum “acaba ne olacak” diye. Gerçi bende de biraz bu konuda bilgi vardı, eskilerden gördüğüm. Ancak dökümden sonra çıkan kurşunun değerlendirilmesini hiç görmedim, bilmiyordum.

Kurşun kuvvetli ateşin üzerinde özel tavada eritildi. Delikanlı yere çömeltildi, başını üzerine bir çarşafı dört tane kadın gerdi. Ve Ayşa garı titreyen eliyle kaynayan kurşun tavasını içi su ile dolu oğlanın başının üzerindeki bir tasın içersine cassss diye boca ediverdi.

Tabi kaynamış kurşun suya girince çeşitli şekillere girdi kimi yeri top gibi oldu kimi yeri incecik iğne gibi oldu. Derken kadınların salâvat ve duaları arasında tastan çıkarılan kurşunlar incelenerek hastalığın nedenleri bulunmaya başladı. Birisi gördün mü kocaman bir kafası var diğer birisi iğnelerle falan uğraşmışlar gızım baksana birçok iğne var. Diğer biri Allah Allah şuraya bakın çok büyük bir galabalığın içinde gonuşmuşlar ensesinden gıy. Ardından anam yerler insanı bunlar canım. Gözünüz kör olsun iyşallah imi şöyle. Adamı devenin üstünde guduz dalar derler ya doğru gıy. Bir başkası: Valla gızım bu insanlar var ya deveyi çömleğe sokarlar falan diye bir çok hikaye anlatıldı. Hasta oğlanda toy, cahil baya inanmaya başlar gibi oldu bunlara.

Artık iyice kızmıştım olanlara. Yanlarına vardım “Siz bunları neye dayanarak buluyorsunuz yok kalabalık, yok iğne var, yok iplik var neye bakarak buluyorsunuz” dedim? Tanıdığım bir kadın “İşte gardaşım ayın aydını yol belli her şey meydanda nesini bulacağız hepiciği burada” demez mi?

“Yahu bu zamanda böyle faydasız şeylere rağbet etmeyin Allah aşkına. Yeni nesil insanların da kafalarını bu batıl şeyler ile bulandırmayın. Adamda tıbbı bir hastalık vardır, ya sinüzittir ya da başka bir şeydir. Hap ve iğne ile veya istirahat ile geçecek bir şeyi ayyuka çıkardınız bırakın bu işleri” deyince dedikodulara başladılar: Gaç gardaşım şeere gideli bu da sapıtmış gardaşlar iki şiir yazarım iki yazı yazarım okurum diye bizim kırk yılık bildiğimiz şeyleri ayıplar olmuş hadi oradan sende avanak.. Böyle diyorlardı batıl inançlılar bana….

Adamı ertesi gün doktora getirdik muayene oldu, yaz gribine tutulmuş ondan sonra burun akıntısı olmayınca  sinüzit olmuş, 10 tane iğne birkaç antibiyotik verdi doktor, genç iyileşti.

Bu durumu anlattığım hanımlar yine de bana “Biz gurşun dökmeyeydik de bir göreydin sen. Biz onun nazarını gurşun döküp gırdık, sen hazıra gondun sersem şiy” dediler.

Allah hayır getirsin başımıza. Bu insanlara bu çağda akıl fikir versin. Ama bunları bırakmak çok zor daha. Köyden şehre yerleşmiş, artık kendilerini kentli sayan insanlarda bile böyle inançlar ve bakıcılık falcılık delilikleri yaşanmaya devam ediyor. O zaman kime ne diyeceğiz…

Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Sona gidip yorum yazabilirsiniz. Pingleme kapalı.
Yorum Yapın

XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>