01 Temmuz 2009 Çarşamba
Allah güzeldir, güzeli sever. Allah temizdir, temizi sever. Allah lütuf ve ikram sahibidir, lütuf ve ihsanı sever. Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa da çok güzeldir o da güzelliği ve temizliği sever.
Bütün bunları yazarken her gün gördüğüm bir güzellikten sonra yazıyorum. Geçenlerde öğle namazı için mahallemizdeki vatandaş işbirliği ile yapılan Arıoğlu Camiine gittim “Deleğin Arifin Cami” de der halk. Namaza biraz vakit vardı, o görkemli şadırvanında abdest aldıktan sonra caminin dış yapısını seyre Okumaya Devam >>
» Haziran 2009 « tarihli arşiv
İSMAİL DETSELİ
Eskiden teknolojinin bugünkü kadar gelişmediği yıllarda …
30 Haziran 2009
Eskiden teknolojinin bugünkü kadar gelişmediği yıllarda TV yok, bilgisayar yok, radyo bile her evde olması mümkün değil, telefonun adı bile bazı yörelerde hiç bilinmez iken sadece ardında hamal yükü gibi yüklü bir pil ordusu taşıyan çeyiz sandığı gibi bataryalı radyoların veya gramofonların olduğu bir yaşamda… Şehirlerde ve köylerde, düğün veya derneklerde kışın Okumaya Devam >>
24 Haziran 2009 Çarşamba
Konya’mızda TYB Konya Şubesi ile Karatay Belediyesi’nin düzenlemiş oldukları (geçen yıl Adalet Parkı’nda ilki yapılarak büyük bir rağbet gören) şiir akşamları bu yıl da ismi Mevlana Şiir Akşamları olarak değiştirilip gerçekleştirildi. Yani 2. Karatay şiir Akşamı işte böylece icra edildi. Şanlıurfa ve yeşil Bursa’dan da şair, yazar ve sanatçı dostlarımız bu kültür etkinliğine bay bayandan oluşan kırk kişiden fazla bir ekip ile rağbet gösterdiler. Kültür dostu, kendini Konya Okumaya Devam >>
23 Haziran 2009 Salı
“1920 veya 1925’li zamanlarmış” diye başladı Kara Emine’nin torunu Ramazan Ağa içlenerek anlatmaya. O da şimdi 77 yaşlarında, bana Babaannesinin başından geçen olayı korku ve hüzünle anlatıyor. Aslında o da bu olayları canlı olarak nenesinden dinlemiş.
Göçerliğin yoğun yaşandığı yıllar, daha hala göçer var ama çoğu yerleşik düzene geçmiş. O yıllara göre göçerler daha az Osmanlı yıkılmış, orduları dağıtılmış, düşman ülkeyi yer Okumaya Devam >>
İsmail Detseli
ismaildetseli@hotmail.com
22 Haziran 2009 Pazartesi
Eskiden beri Anadolu insanını çoğu kereler başvurduğu batıl inançlardan biri de kurşun döktürmektir. İster çocuk olsun, ister genç, ister gelin, isterse genç kız, kim olursa olsun hastalandı mı mutlaka bir koca karı ilacına veya batıl inançlardan birine başvurarak şifa aramayı marifet sayar. Bugün günümüzün okumuş cahillerinde bile bunlara rastlanır.
Örneğin önce bir hoca geçinen kişiye götürmek, ona kitap Okumaya Devam >>
