Konya tarih boyu birçok millete ev sahipliği yapmıştır. Frigya, Lidya, Hitit, Roma diyarı, Rum yani, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi çok geniş çok büyük çok zengin bir kültür hazinesine sahiptir.
İsmail DETSELİ
Konya tarih boyu birçok millete ev sahipliği yapmıştır. Frigya, Lidya, Hitit, Roma diyarı, Rum yani, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi çok geniş çok büyük çok zengin bir kültür hazinesine sahiptir. Ayrıca yer altında, yer üstünde büyük bir tarihi mirasa da sahiptir. İşte Beyşehir Eflatun Pınarı, işte Ereğli İvriz Kaya Anıtı, Okumaya Devam >>
Anlatacağım hikaye Gökyurt köyünde geçiyor. Tüberküloz ismiyle de bilinen Verem eskiden kırar geçirirmiş. Bugün neredeyse kimse bu hastalıktan ölmüyor. İsterseniz gelin birlikte okuyalım hikayeyi
3-9 Ocak Verem Haftası’nın ardından 1,5 ay geçti yalnız verem haftası kutlandı mı kutlanmadı mı bunu kimse bilmiyor. Bu hastalık geçen yüzyılın başında en tehlikeli ve sinsi hastalıktı. Tüberküloz, ince hastalık, verem gibi adlarla anıldığı gibi, bu hastalığın aşısını bulan Robert koch adında bir alman doktorun adıyla koch basili olarak Okumaya Devam >>
Bizim yöremizde iki “Mahmut öldüğü boğazı” vardır. Hikayeleri de böyledir. Onlar günahıyla, sevabıyla buralarda yaşamış ve ölmüşlerdir.
İsmail DETSELİ
Anadolunun fethi ile başlayan göçler sürü sahibi olan Aşiret, Türkmen ve Yörük liderlerini bu topraklarda ormanlık alanlara, orman kıyılarındaki otlak meralara ve çayırlıklara bunun yanı sıra sulu vadilere oturmaya mecbur etmiş. Çünkü bunca deve koyun keçi ve sığır sürülerini ancak böyle yerler muhafaza edermiş.
Bu yörelerin Türkleşmesi konusundaki yazılarımda çok Okumaya Devam >>
1950’li yıllar ülkemiz için olduğu kadar Konya için de yokluk yıllarıydı. İsmail Detseli, gerçek bir hikâye ile bu yokluğu hikâyeleştiriyor…
İsmail DETSELİ
Bir dağ köyünün kimsenin malını çalmayan çırpmayan, kendi yağı ile kavrulmaya çalışan, kimsenin kazancında, malında, mülkünde, servetinde gözü olmayan, vakur ama fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Adı Mahmut’tu…
Zor ve yokluklu yıllara rağmen, ana-babasının bütün gayret ve çabaları ile üç beş dönüm dededen kalma tarlalarını, bazen tek bir Okumaya Devam >>
Eşref Kolçak’ın önüne geçip selam verirler. Ve hemen başlarlar “Abi biz seni çok seviyoruz, biz senin hayranınız” filan falan derler… İsmail Detseli’den…
İsmail DETSELİ
Bin dokuz yüz elli sekizin son ayları… Köyde tarla ve dağ işleri bitiğinden üç kafadar bir akşam aralarında konuşup anlaşmışlar ve ailelerinin “gitmeyin” ısrarlarına rağmen önce 40 km’lik yolu yayan yürüyerek Konya’ya daha sonra da buldukları bir otobüs parası ile biletlerini almışlar, ver elini İstanbul. Hani derler ya Anadolu’nun her Okumaya Devam >>