» Aralık 2008 « tarihli arşiv

28 Aralık Pazar gecesi saat 23:00 suları idi. Yatma vakti evde ışığı söndürdüm yatağıma uzandım. Perdenin kenarından sızan ışık ısrarla beni dışarıyı seyretmeye çağırıyordu. Ayağa kalktım, perdeyi açtım. Aman Allahım! O ne güzellik. Yer beyaz, gök yeşilimsi sarımtırak, loş bir güzellik, hoş bir atmosfer… Gökten yere lapa lapa kar iniyordu. Nur yağıyordu. Bereket iniyordu.

Bu yıl iki yılbaşı birden vuku buluyordu. Birisi Peygamberimizin Okumaya Devam >>

Yazıma başlamadan önce bir kınama yapmak istiyorum. İmparatorluktan cumhuriyete uzanan devletimizin mazisi temiz ve onurludur. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına annesi Ermeni asıllıdır diyerek çamur atan milletvekili Canan Arıtman’ı şiddetle kınıyorum, yazıklar olsun.

Ülkemizin hassas bir noktada ve Siyonistlerin kuşatma altına almak için var güçleri ile uğraştığı ve ülkemize düşmanlıkların üst düzeyde olduğu şu son günlerde ne idüğü belirsiz sözde Okumaya Devam >>

Bütün dünya insanları her yıl akın akın şehrimize gelerek Konya’da metfun Hz Pir’i ziyaret eder ve her sene 17 Aralık’ta Şeb-i Arus’u ilahilerle, dualarla, Kur’an tilaveti ile semalarla kutlarız. İnsanlara onun dilinden Mesnevi’sinden ibretler aktararak ruhunu şad ederiz. Acaba Konya insanı ve Konya kırsalında yaşayan Konyalılar buna ne kadar önem veriyoruz. Ve Mevlana’yı nasıl biliriz. Türbesine dahi gitmeyen var mıdır? Şunu utanarak ve üzülerek ifade ediyorum ki şehrimizde pek çok esnaf, Konya’ya geleli 20-25 yıl olmasına rağmen hiç Mevlana Okumaya Devam >>

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çok akıllı bir siyaset adamı, bunu herkes biliyor hatta Avrupalı, Asyalı, Afrikalı bile biliyor ama Konyalı daha yeni öğrenecek sanırım. Neden mi? Sayın Başbakan içte ve dışta akılla siyaseti birleştirerek muazzam bir şekilde işi götürüyor. Onun için ülkeye istikrar ve huzur geldi. Ülkemiz dışarıda itibar kazandı, saygınlık buldu. Türk Lirası değer kazandı. Ülkeye krediler yatırımlar akmaya Okumaya Devam >>

Bizim küçüklüğümüzde bir fıkra anlatılırdı. O güzel fıkrayı gülerek ve düşünerek dinlerdik.

Çocuğu olmayan bir adamın yıllar sonra bir oğlu olmuş. Tabi adı normal insanların adı gibiymiş ama bu çocuk büyüdükçe ismini farklı farklı söylermiş insanlara.

Biraz sakar da olan çocuk büyümüş, eli iş tutma durumuna gelince el bebek gül bebek besleyen ataları, onun çalışmasını ve eve biraz katkıda Okumaya Devam >>