» Ekim 2008 « tarihli arşiv

 

Geçtiğimiz cumartesi gecesi Alaaddin Konferans Salonu’nda TYB’nin sene sonu programı vardı. Ord Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver’i Konya’mızın efendisi ve çelebisi Dr. Hasan Özönder anlattı. Bir İstanbul beyefendisini bir Konya beyefendisinin anlatması ne kadar güzel… Onun anlattıklarını yazı ile anlatmak çok güç olsa gerek ama yine de cesaretimi toplayıp değerli hocamız Hasan Özönder Bey’in anlattıklarını sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bu tür güzellikleri, kültürü-sanatı Konya’nın ve ülkemizin geçmişteki güzel Okumaya Devam >>

Toprak, ne çilekeş, ne verimli, ne sevecen, ne kadirşinas, ne muazzam bir nesne değil mi?

Bütün canlı varlıkların var olma sebebi, ana maddesi, mayası olan bu nadide varlık olmasa idi acaba bütün bu canlılar ne yapardı diye insanın bir saniye düşünmesi yeterli.

Bunu niçin yazdın diyecek değerli okurlarım; ben bazen böyle bir düşünceye dalarım da içimden akıp gelenleri kâğıda döküveririm. Yakın köylüm bir dostumla sohbet ediyorduk, onlar şehirde Okumaya Devam >>

1940 yıllarda Anadolu köylerinden başlayan gurbetçilik hayatı o yıllarda köyden şehre sadece para kazanıp geliri kıt işi zor olan köyündeki aile bütçesine katkı yapmak amacı taşıyordu.

1970’li yıllardan sonra zamanla çalışma amaçlı orada bulunan Anadolu köylüsü şehre adapte olunca işi tamamen yerleşmeye döktü. Kendine güveni gelince köyündeki ana baba, eş ve çocuklarına bir jest yapmaya hep birlikte şehre taşınmaya karar verdiler.

Bunların Okumaya Devam >>

Bir gün önceden aldığımız davet üzerine sabah saat 9.30 sularında Konya Ticaret Odası’nın salonunda idik. Gelen basıncı arkadaşlarımızla sohbet ederken KTO Başkanı Sayın Üzülmez aramıza katılıverdi. Biraz hoş beşten sonra kahvaltıya geçilecekti ama başkan aslında neşeli olması gerekirken belli ki çok dertliydi. Büyük uğraşlar sonucu Konya için büyük öneme haiz bir işi gerçekleştirmenin müsaadesini almanın sevinci ve heyecanı olmalıydı onda. Vardı da ama yine de tedirgin ve kızgındı. Nedeni ise Konya’mıza kazandırılması önemli olan Okumaya Devam >>

Yıkılası şu dağların ardına

Aşıp gider bir gözleri sürmeli

Cennet i alada bir gül açılmış

Kokup gider bir gözleri sürmeli

 

Okumaya Devam >>