Konya’daki sivil toplum kuruluşları o kadar hızlı ve devamlı çalışıyor ki insan bu konuda bazı kuruluşlara gıpta ediyor… Geçen Salı günü idi; Konya Aydınlar Ocağı’nın Sille’deki Salı Sohbetleri’ne katıldım. Buranın her salı müdavimleri arasında iken bazı nedenlerden dolayı aksattığım oldu ama yine de gönlüm onlarla idi. Nasıl olmasın ki; her hafta hiç ara vermeden bir yıl boyunca hatta bazı salı gecelerine ek olarak geziler bile düzenleyerek faaliyetlerini sürdürmekteler. Bunda da Aydınlar Ocağı -bilge ve mütevazı- Başkanı Mustafa Okumaya Devam >>
» Ağustos 2008 « tarihli arşiv
Ramazanlarda durumlar eskiden de böyle mi idi pek bilemiyorum ama sanırım insanlar pek bu kadar acımasız vicdansız değildi. Şu gelen mübarek gün fırsatçılığı gün geçtikçe insanların vicdani duyguları bitiyor ve dimağlarda Allah korkusu dersen hiç olmuyor. Günümüz ortamının durumu insanların bilinçsizliğinin ve yanlışlığının getirmiş olduğu bir zararı insanlara ilk ele geçirdikleri fırsatta yine fakir fukarayı bir kaşık kanda boğarcasına sıkan ve adeta açlığa yoksulluğa terke edecek duruma getiriveren bu fırsatçılara bilmem başkaca ne Okumaya Devam >>
Yetkililerinin burnu koku almıyor mu?
Bir müddet önce Konya Atatürk Stadyumu’nun güneyinde bulunan Yeni Larende Caddesi’nde daha önceden de yanlış yapıldığı konusunda eleştirdiğim iki durağın birleştirilmesine yeni bir ayıp daha Okumaya Devam >>
Konya’mızın birçok esnafı maalesef Konyalıya güven vermiyor.
Geçenlerde çarşıdaki esnaf bir dostumu ziyaret için dükkânına gittim. Biraz hoşbeşten sonra dostumu biraz telaşlı gördüm. Merakla “hayrola ne bu telaşın” dedim… Dükkân kapısının önünde yüklü duran aracını işaret ederek “lastik derdimiz var da” dedi. Baktım, benim de eski mesleğim olunca çok da dikkat etmeden “lastikler iyi gibi ama” dedim. İç kısımdaki lastiğin Okumaya Devam >>
Geçtiğimiz Çarşamba günü sabah erkenden rektörlüğün karşısında idim. Bir gün evvel Uğur Özteke davet etmişti, “Ai yarın sabah gel Ovakavağı’ndaki 2006 yılında diktiğimiz Şeker Ormanı’ndaki ağaçlara bakmaya gideceğiz” diye. Hemen hevesle “kabul” dedim. Çünkü benim de orda bir nebze olsun el emeğim vardı, diğer arkadaşlarım gibi. O fidanları dikerken herkes heveslenmiş ve ovayı yeşertmeyi göze alan Pankobirlik Başkanı -yeşil dostu- Sayın Recep Konuk ile beraber dikmiştik bu genç fidanları. İnanır mısınız? İnsan hani evladını Okumaya Devam >>
