Ne ekersen onu biçersin. Evlada da mala da verdiğinin karşılığını alırsın. Temiz tohum ekilen tarlada erez(verimsiz tarlaya zararlı bir bitki) bitmez. Asıl azmaz bal kokmaz kokarsa yağ kokar onunda aslı ayrandır. Oğlun akıllı malı neynen akılsız gine neynen.Gibi Türk İslam kültüründe öteden beriye bir mühim olay karşısında daima söylene gelen bu sözler hep birer tecrübenden sonra söylenegelmiştir. Ve hepsinin de birer karşılığı mutlaka vardır.
Hulasa Okumaya Devam >>
Bundan birkaç gün önceydi, eski fuar alanından yani Kültürpark’ın içinden geçiyordum.
Vakit öğleye yaklaşıyor, güneş tam tepeye doğru bütün yakıcılığı ile yükseliyordu. Kayıkların bulunduğu havuz değil de daha yukarıda şelaleli havuzun kenarına gelince bazı sahneler dikkatimi çekti. Havuz susuz, onun güney tarafında ayrı ayrı banklarda oturan 3-5 genç gördüm. Sanki bu gençler gözlerindeki umutsuzluğu büyük büyük güneş gözlükleri ile Okumaya Devam >>
Duygunun göze verip gözün ele yansıttıkları
Konyamız gerek konum gerek tarihsel gerekse yetiştirdiği manevi ve sanatsal değerleri ile ve bir de el sanatında harikalar yarattığı düşünülürse bu sanat ve göz nurundan çıkan eserleri seyre doyum olmuyor.
Geçenlerde Karatay Belediyesi’nin kültür sanat merkezi olarak yapıp açılışını da Okumaya Devam >>
Zaten eskiden de içimde var olan spora düşkünlüğüm ve Konyaspor sevgisini yaşım itibari ile pek dile getirmek istemiyordum… Lakin değerli hemşerim, sevdiğim insan M. Ali Kuntoğlu bu güzide kulübümüze başkan olunca benim de milliyetçilik duygularım kabarıverdi ve yine bilgisayarımın başına oturup başladım yazmaya. Böyle giderse, eskiden de içimde olan bu spor hastalığı nüksedecek gibi. Olsun, başka bir hastalık olmasın da sadece Konyaspor hastalığı olsun değil mi değerli Konyalı sporseverler… 1980 yılında, siyah beyaz Konyaspor ve yeşil beyaz Okumaya Devam >>
Geçenlerde bir dostumdan telefon geldi. Diyordu ki “Bu akşam Dr. Mustafa Güçlü’nün Esentepe’deki evinde misafiriz, senin de gelmeni istiyoruz.” “Hay hay” dedim ve akşama doğru verilen saatte Anıt alanında birleştik dostumuz Mustafa’nın arabasına binip Silleyolu’nu yanlış kılavuzluklar ile bulduk. Nihayet kararlaştırılan saatte Sayın Güçlü’nün saray yavrusu gibi (Allah malikâneyi sahiplerine bağışlasın) Konya’ya kuş bakışı bakan hâkim tepedeki evinde idik. Bahçesindeki çeşitli renklerde açmış olan gülleri budarken bulduk o Okumaya Devam >>