» Mayıs 2008 « tarihli arşiv

Eskiden ekinlerin kavrama orakla işlendiği yani biçildiği yıllarda sağ elde orak, sol elde de bir tutam ekin kavranınca sol eldeki ekine şerevli, onun toplanan ve tarlada yerini alan biçilmiş şekline de deste denirdi. Geçenlerde Hatıpaltı civarında bir bahçeye bakmak için bazı dostlar ile gittik. Birkaç gündür yağdı, esti diye halka şehir merkezinden ahkam kesilirken, “Yoo iyi canım bu yıl da kurak denirse daha ne olacak yağıyor işte” filan dediler. Ben daha oralara gitmeden “Arkadaşlar sizin zannettiğiniz gibi değil, ortalık ekin ot, suya muhtaç daha Okumaya Devam >>

‘Zurnada peşrev olmaz ne çıkarsa bahtına’ derler ya eskiler işte bu sefer de benim bahtıma öyle çıktı. Gezi açılış sempozyum derken şimdi de SÜ Beyşehir Meslek Yüksek Okulu’nun diploma törenindeydim. Bir gün evvel akşam vakti sevgili dostum SÜ Basın Danışmanı İlker Küçüktunç aradı “Detseli yarın benimle bir yere gider misin?” dedi. “Tabi giderim hocam sen yanlış yere götürmezsin” dedim.

 

Okumaya Devam >>

Kararan bahtımızı aydınlatan kuraktan yanmış bitki örtüsünü yeşerten, geleceğe yönelik umutlarımızı artıran, açlık kıtlık korkumuzu gideren, doğaya hayat yaşayanlara mutluluk veren yağmurlar yağınca beraberinde bereketin güzelliğin ve yaşam sevincinin geldiği mayıs ayının ilk başlarından itibaren biraz gecikmeli de olsa ekinlere ve otlar güç kuvvet veren yağmurlar iştahımızı kabartıveriyor.

 

Bu Okumaya Devam >>

Yine bir avuç gönül insanı ile düştük yollara. İhsan Kayseri, Hasan Yörük, Ali Işık, Recai Kıcıkoğlu, Saffet Arıcı, Mustafa Azılıoğlu, Enver Etik, neyzen Ömer Tokgöz ve ben.. Seydişehir ilçemizin yetiştirmiş olduğu değerlerden  müderris alim bilgin devlet adamı Osmanlı Mebusan Meclisi Isparta mebusu defter-i hakanı nazırı Mahmut Esat efendiyi Seydişehir deki Milli Egemenlik Caddesi üzerindeki bir bulvarda bulunan parktaki büstü yanında Okumaya Devam >>

Yukardaki Yörük kelimesinin aslında yürüyen devamlı hareket eden anlamında kullanılan mukim olmayanlar için söylenen ve Türk kültüründe ayrı bir yeri olan göçerlerin adıdır.

Ama bu göçerlere kültürümüzde öyle bir konuma sahipler ki yurdum insanının en çilekeş en üretken erkekleri ve hanımları vatanı için canını vermekten asla sakınmayan hanımları dersen çilekeş ama hala o eski Osmanlı kültüründen hiçbir şey kaybetmemiş saygın misafirperver Okumaya Devam >>